Medeniyetlik
15 février 2026

-

Stéphane THIBIERGE
Editos

HAS ‘ın (Haut Otorite de Santé: Yüksek Sağlık Kurulu) son önerileri şaşırtıcı değil sonuçta, eğer doğrulanırsa, bir devlet psikopatolojisini ilan etmektedir.

Şaşırtıcı değil: onlarca yıldır psikanaliz, konuşma ve dil koşullarını kasıtlı olarak reddeden kabaca genelleyici ve otoriter değerlendirme kriterlerini yanıtlamak zorunda kalıyor.

 

Bu kriterler, aynı sonuca kosan, birçok farklı mantığı takip eder: bilişsel-davranışçılığın tam üniversite fethi stratejisi, değerlendirme ve kısa vadeli kârlılığın siyasi-idari mantığı, biyolojizan bilimciliğin baskın ideolojisi.

 

Bu bağlamda, psikanalizin diger”psys” yöntemlerinin etiketlendiği akademik veya idari bir bölüm içinde olmadığını hatırlamakta fayda var. Bu, yazı ya da cebir gibi bir uygarlık oluşumudur.

 

Abartıyor muyum? Peki, bilinçdışı, öznenin sorumluluğu ve nesnenin indirgenemezliği ile tamamen yeni bir şekilde konumlanan bir buluşu nasıl niteleyebiliriz? Ve bunun, ideolojik bir seçenekle olmadığını belirtelim, sadece sözün ve dilin eyleme geçirilme işlevi nedeniyle oluşunu. Çünkü psikanaliz bundan başka bir şey değildir.

 

Tam da buradan Freud, henüz aşılamamış Huzursuzluk (Malaise) kaydına geçebildi. Ve ayrıca buradan Lacan, güncelliğini yitirmeyen bir fener olan psikanalizin etiğini öne sürer ya da buradan çağdaş jouissance’ın sadian (Sade’a dair) koordinatlarını açıklar.

 

Özetle, bugün, kendine özgü bir şekilde bize yenilettiği $ nin yarılması.

 

EPEP’ten arkadaşlarımızın bu duruma verdiği mükemmel yanıtı, yapılabilecek başka eylemleri düşünür beklerken buradan ekli dosyadan okuyacağız.

Stephane THIBIERGE

 

 

 

Çeviri: Derya Gursel